Ara

“Türk Yurtları” ile “Sibirya’da Türk Kültürü ve Arkeolojisi” Sunumları

 

Avrupa Türk Basın Birliği üyesi, Türk tarihi kaya yazıtları (tamgaları) araştırmacısı, Aşkın Çakır’ın “Türk Yurtları Sunumu” ile Türkolog – Araştırmacı Yazar Mehmet Gültekin’in “Sibirya’da Türk Kültürü ve Arkeolojisi” sunumları Kuray Kültür Evi’nde gerçekleşti.

Avrupa Türk Basın Birliği üyesi, Türk tarihi kaya yazıtları (tamgaları) araştırmacısı, Aşkın Çakır(Kuray), “Türk Yurtları sunumu” ile Türkolog – Araştırmacı Yazar Mehmet Gültekin “Sibirya’da Türk Kültürü ve Arkeolojisi” sunumlarında, Türklerin Balkanlardan, Çine, Kuzeyden Güneye yayılışlarında yerleştikleri yerleri, bıraktıkları izleri, kaya çizimleri, tamgaların yer aldığı, belge ve fotoğraflardan oluşan bilgileri katılımcılara aktardılar..

“Bulunan Tamgalarda, Bilinen Tarihin Çok Daha Eski Olduğu Bulguları Var”

Araştırmacı Aşkın Çakır, slayt eşliğindeki Türk Yurtları Sunumunda; “Yazılı tarih 3-5 bin yıllık gösterilebilir ama insanlık tarihi çok daha uzun. Bugün Göbeklitepe’ye baktığımız zaman 12 bin, bazı yerde 15 bin gösterir ama saha yerine gittiğimizde kökboyalı tamgaları bulduk. Bu tamgalarla bizim bildiğimiz, bilinen tarihin çok daha eskiden olduğunun bulguları var.”diye belirtti.

“Petroglifler Dünyada Türklerin Kaya Üzerine Vurmuş Oldukları Mühürlerdir”

“Sibirya’da Türk Kültürü ve Arkeolojisi” adlı sunumda Petroglifler, Kurganlar ve Semboller üzerinden Türklerin bıraktıkları izlere ait bilgileri slayt eşliğinde katılımcılarla aktaran Türkolog – Araştırmacı Yazar Mehmet Gültekin; “Petroglifler (Kaya çizimleri)bizim binlerce yıldır dünyaya vurmuş olduğumuz mühürlerimizdir. Dünyada Türklerin kaya üzerine vurmuş oldukları mühürlerdir ve bizde buradayız diyoruz. Bazı araştırmacıların Türk tarihini 17 bin yıl geriye götürüyor. Seramiklerle ilgilenen Türk tarihi 5-6 bin yıl öncesine kadar gidiyor. Ondan öncesini bazı verilere dayanarak, geriye doğru sayarak ulaşabiliyoruz. .” diye belirtti.

“Kızılderililerin Türk Olduğu Ortaya Çıktı”

90’lı yılların sonlarında Rus ve Amerikalı bilim insanları Kızılderililerin üzerinde genetik incelemeler yaptığını belirten Gültekin; “Sibirya’da Türk olmayan, Türklerle akraba olan halklar üzerinde incelemeler yaptılar ve Kızılderililerle %50-52 gibi oranda akrabalık çıktı. Ancak Karagas Türkleri, Soyon Türkleri ve Tuva Türkleri üzerinde yapılan genetik incelemelerde %79 oranında Kızılderililerle akraba olduklarını ortaya çıkardı. Yani genetik olarak da Kızılderililerin Türk olduğu ortaya çıktı. Kızılderililer Sibirya’dan Amerika’ya göç ederken inançlarını bırakmadılar, inançlarını da birlikte götürdüler. İnançlarıyla birlikte gittikleri için Sibirya’daki pek çok petroglifi biz Amerika’da da görüyoruz. Yani Türk tarihi açısından Petroglifler çok önemlidir.”dedi.

“Dini İnancı Ne Olursa Olsun Biz Hepimiz Kardeşiz”

Programlar sonrası sunumlarla ilgili bilgi aktaran Çakır; “Türk kültürünü anlatan sunumda Balkanlar’dan başladık, oradan Gagavuz Türklerine geçtik. Atatürk’ün, Hamdullah Suphi Tanrıöver’e vermiş olduğu görev üzerine, Gagavuzların tekrar kendi Türklüklerini hatırlaması için yapılan çalışmayı anlattık. Oradan Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan’daki kardeşlerimizin bize nasıl kardeş olduğunu, aynı kültürü yaşadığımızı anlatmaya çalıştık. Karlık ve Kıpçaklar olarak Oğuzlara yakınlıklarını anlattık. Saha yerinde ‘Güneş karşılama törenlerini’ anlattık. Balbalları, kaya çizimlerini, bunların anlamlarını, Türk kültüründeki yerini, ruhları, Kam inancını (Gam, Ham) anlatmaya çalıştık. Sonra da dedik ki dini inancı ne olursa olsun biz hepimiz kardeşiz.”diye ifade etti. Haber: Fatma Marmara

Share this:

İlginizi Çekebilir

Yorumlar