Ara

“Son mahyacı” minareleri Ramazan’a hazırladı

Üç ayların başlangıcında çalışmalara başlayan ekip, 11 ayın sultanı ramazan öncesi Türkiye’nin farklı şehirlerinde minarelerin süsü mahyaları astı.

İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü koordinasyonuyla sultanlar şehri Edirne’ye de gelen mahya ekibi, Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi’nde çalışma yaptı.

Mahyacı Kahraman Yıldız ve Aziz Tosyalı, Süleyman Kök, Ramazan Kızılkaya ile Melek Yüztaş’tan oluşan ekibi, sarraf titizliğiyle Selimiye Camisi minarelerine mahyaları astı.

Yıldız, elektrikçi çırağı olarak başladığı mesleğini, 43 yıldır mahyacı olarak yaptığını söyledi.

Geçmişte belirli gün ve haftalar ile milli bayramlarda da minarelere mahya asıldığını anlatan Yıldız, “Günümüzde sadece ramazan aylarında mahya asılıyor. Meslek hayatım boyunca yaklaşık 2 bin mahya astım. Bugün de mesleğimi severek yapmayı sürdürüyorum.” dedi.

“Mahyacılık 450 senelik bir sanat”

Mahyanın ramazan ayının süsü ve şöleni olduğunu belirten Yıldız, “Bu yıl da İstanbul’daki camilerimize mahyalarımızı astık, 1975’ten beri de Edirne’ye mahya asmaya devam ediyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın vermiş olduğu karar doğrultusunda bu yıl ‘Ramazan ve israf’ teması işleyeceğiz. Selimiye Camisi’nde ramazan ayının ilk yazısı ‘Oruç bedenin zekatıdır’ yazısını asacağız. Bundan sonra da ‘Ye yedir israf etme’ yazımızı asacağız.” diye konuştu.

İstanbul’da 6 camiye mahya astıklarını anlatan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Selimiye’den sonra da Bursa Ulu Cami’ye mahya asacağız. Mahyacılık 450 senelik bir Osmanlı sanatıdır. Çok eski ve ata yadigarı bir sanattır. Yıllarca yağ kandilleriyle yapmışlar. Mahyanın doğum yeri İstanbul’daki Sultanahmet Camisi’dir. İlk mahya orada kurulmuştur. Yıllardan beri mahyacılık devam ediyor. Televizyonun, gazetenin, sinemanın olmadığı dönemlerde tek görsel yayın olarak mahyalar vardı. İnsanlar cami cami gezip mahya izlerlerdi. Cumhuriyet döneminden sonra da İstanbul’a elektriğin gelmesiyle mahyacılık yağ kandillerinden elektrik sistemine geçiş yapmıştır. Ustamız Hacı Ali Ceyhan rahmetli. İki padişah döneminde mahyacılık yapmıştır. Mahyacılığın elektrik sistemine geçişine öncülük etmiştir.”

“Mahyacı çırağı yetişmiyor”

Yıldız, mahyacılığın çırak yetişmediği için bitiş noktasına geldiğini ve son temsilcilerinin bu ekip olduğunu dile getirdi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün açtığı kadroyla, mahyacılık için dört kişinin çalıştığını ancak devam etmediklerini aktaran Yıldız, “Bu kişilerden randıman alamadık. Bedensel sorunlar, kol ve bacak ağrıları oluştu. Mahyacılık zor bir iş. Minareye çıkmak, bu malzemeleri oraya taşımak gerçekten zor. Ayrıca yerden metrelerce yükseklikte olmak riskli. Bu iş azim ve sevda istiyor.” diye konuştu.

Mahya hazırlıklarına aylar öncesinden başladıklarını dile getiren Yıldız, “Önce bize verilen temaya göre yazı seçiyoruz ve daha sonra bir şablon çıkartıyoruz. Şablondan sonra her bir caminin ayrı bir takımı var. Bu takımların üzerine duylar takarak belirlediğimiz yazıyı oluşturuyoruz. İlk yazıyı minarelere astıktan sonra, ikinci yazıyı da bu takımı aşığı indirmeden hazırlayıp asıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yıldız, bir camiye mahya asma çalışmasını yaklaşık bir günde tamamladıklarını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Share this:

İlginizi Çekebilir

Yorumlar