Ara

“Savaş Alanı Gibi Kadın”

 

“Savaş Alanı Gibi Kadın” adlı 1 perdelik tiyatro oyunu, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu oyuncuları tarafından Bolu’da sahnelendi.

Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü organizasyonuyla Bolu’ya gelen, Turizm Müdürlüğü Gösteri Salonunda 20 Mart 2019 akşamı sahnelenen oyunda, savaşlarda en çok zarar görenin kadın olduğu,  savaş alanı durumuna getirilen kadının yaşam sürecinin vurgulandığı oyunun yazarı Mateivisnic, çevirmen Zeynep Avcı, yönetmeni ise direklerarası seyirci ödülü en iyi yönetmen Barış Erdenk.

Yugoslavya iç savaşında tecavüze uğrayıp hamile kalan Dora’nın bebeğini doğurmayı  reddederken,  toplu mezar kazıcılarının ekibine psikolojik destek için gönüllü olarak Amerika’dan gelen psikolog Kate’in yardımı ile yaşama geri dönme yollarını aradığı oyunun oyuncuları ise Gonca Eryiğit, Sevi Demirçivi.

“Savaşı En Acı Şekilde Yaşayanların Kadınlar Olduğunu Gösteren Bir Oyun.”

Oyun sonrası bilgi paylaşan Gonca Eryiğit; “Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’ndan geliyoruz Bolu’ya. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu olarak da biz her yıl ‘Kadın’ konusunu mutlaka işleyen bir oyun yapıyoruz. Bu oyunda gerçek bir hikâyeden esinlenerek yazılmış. Türkiye’ye de aynı zamanda uyan bir hikâyesi var. Aslında hangi ırktan olduğumuzun, nereli olduğumuzun önemi yok. Önemli olan insanın vicdanen ne yaşadığı.. Amerikalı da olsa toplu mezarların içlerine girdiğinde yaşadığı o dehşeti, insanlık dramını gören bir doktorun, daha sonra Bosnalı bir kadına yardım için kollarını sıvadığı bir durumu görüyoruz. Aynı zamanda her durumda savaşın ortasında kalan kadınların, aslında ne tarafta olduğunun bir önemi yok. Savaşı en acı şekilde yaşayanların kadınlar olduğunu gösteren bir oyun.” diye belirterek devam etti.

“Yer, Zaman, Mekân Değişiyor, Ülke Değişiyor ama Sürekli Yaşanan İnsanlık Dramı Aynı.”

Eryiğit; “ Savaşı en acı şekilde kadınlar ve çocuklar yaşıyor ve değişen hiç bir şey olmuyor. Her devirde var işte. Bosna’ydı, Suriye’ydi yani yer, zaman, mekân değişiyor, ülke değişiyor ama sürekli yaşanan insanlık dramı aynı. Aslında daha çok yaşayan değil de bence seyreden suçlu. Seyretmek ve bir şey yapmamakta suça ortaklık aslında, o yüzden işe engel olmamakta işe ortaklık. Bizde Bosna’yı izledik ülke olarak, başkaları da izledi. Suriye’yi de izledik, işte Irak’ı da izledik. Seyreden pozisyonunda olmak aslında insanın vicdanen kendini sorgulaması gereken bir durum ama biz Diyarbakır Devlet Tiyatrosu olarak her yıl böyle bir konuyu işliyoruz. Bu geçen yılın oyunuydu, bu yılda repertuarımıza ‘Gül Dünya Töreni’nde’ gerçek hayat hikâyesini aldık. O oyunda da ağabeyleri tarafından katledilen bir kızımızın hayatını anlatıyor.”dedi.

 “Bolu Seyircisi Gerçekten Çok Kaliteli, Çok Entel Güzel Bir Alt Yapıya Sahip..”

Eryiğit; “Bence gazetede okumak, televizyonda izlemek bir şey ifade etmiyor çok. Tiyatroda o ambiyansın içerisinde seyirciye o anı yaşatarak, aslında birinin bile kafasında soru işareti yaratabilirsek, işte o zaman insanlık için böyle bir adım hiç değilse atmış olacağız, diye düşünüyorum. Tiyatroda bu konuda çok güçlü bir sanat, çokta etkileyici bir sanat, ana tanıklık ediyoruz çünkü aynı nefesi paylaşıyoruz. O yüzden çok değerli. İlk kez ben burada Bolu’da oynuyorum. Bolu seyircisi de gerçekten çok kaliteli, çok entel güzel bir alt yapıya sahip. Bazen gittiğimiz yerlerde bu kadar, bu donanımda çok seyirci olamayabiliyor ya da çok anlayamıyorlar, anlatmak istediğimizi. Ama Bolu’nun seyircisi gayet başarılı, belli ki evet sosyal faaliyetler çok fazla, tiyatroya alışmış, tiyatroyu seven bir seyirci var. Biz çok keyif aldık burada oynamaktan, hatta arkada da keşke yarında oynasaydık, iki seans yapsaydık dedik ama baştan planlamadığımız için olmadı.”diye ifade etti.

Oyun sonunda Bolu İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Semra Baykır ve Şube Müdür Vekili Zekiye Tütüncü Aydın tarafından oyunculara çiçek takdim edildi. Haber: Fatma Marmara

Share this:

İlginizi Çekebilir

Yorumlar