Ara

GÜRCÜLER KONAĞI

Yine doğduğum, her fırsatta koştuğum yer, diye başlayacağım, her zaman ki gibi şirin Göynük’üm den bahsetmeye… Bir avuç yer ama o avucun içinde ki değerler çok büyük. İnsanları, tarihi, yaşanmışlıkları, bağrında yatan yüce zatları, kültürü, karagözlü beyaz yüzlü evleri ve işte o evlerden biri de Gürcüler Konağı.

Kartal yuvası gibi kayaların üzerinde heybetle duran konağın, ilk sahibi Turan Tayipler’in, büyükannesinin Gürcü asıllı olmasından dolayı bu ismi almış .. Eskiden kişiler lakaplarıyla tanınır, bilinirdi bizim oralarda; Hala da öyle.

-Kimlerdensin? Diye sorarlar. Buralarda herkesin bir lakabı vardır, öyle bilinir ve tanınırsın. Binalarda bu lakaplarla isim alırlar, falancaların evi, konağı, dükkânı gibi. 1990 yılında ailenin İstanbul’a göç etmesinden dolayı, binayı Göynük Kaymakamlığı almış ve restore ettirmiş.. Dönem dönem kiraya verilmiş, yatılı pansiyon olarak da kullanılmış.

2013 Nisan ayından itibaren, GÖKADER ( Göynük Kadınlarını Kalkındırma Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği) tarafından Kültür Evi olarak hizmet sunan, bu tarihi ahşap bina, 200 yaşına yakın. Geniş avlulu bahçesine girdiğinizde zaten hissediveriyorsunuz, zamanda geriye doğru bir geçiş yaparak, yaşanmışlıklarını.

Etnografya müzesi gibi geçmişi gözlerinizin önüne seren ve içer değerli, o zamanlardan kalma tüm eşyaları, kıyafetleriyle dizayn edilmiş, geçmiş yaşanmışlıkların kültürünü yansıtan, tipik Osmanlı Mimarisi Gürcüler Konağı.

Konağın giriş katında yöresel ürünlerin, hediyelik eşyaların satıldığı bölüm ile sizleri sedirlerle döşenmiş geniş bir sofa karşılıyor.. Her iki yanında üçer yataklı, gelenlerin rahat bir şekilde konaklaya bilmelerini sağlayacak tarzda döşenmiş iki oda ve kiler (mutfak olarak kullanılan) bulunuyor. Yine bu kattan, bir alt kata inen, birde üst kata çıkan ahşap merdivenler mevcut. Alt katta ki mahzen ve mutfağın yanı sıra, sedirlerle döşenmiş bir kaç basamakla çıkılan şark köşesinde keyifle yudumluyorsunuz kahvenizi.

Üst katta ise yine geniş bir sofa, yan tarafında da sünnet ve loğusa odası var. Eskiden günümüze değin devam etmekte olan, Göynük örf ve adetlerini gösteren eşyalarla dizayn edilmiş bu oda da o anları hissediyorsunuz. Bitişiğinde ise yine o günün yaşanmışlığını gösteren eşyalarla dekore edilmiş gelin odası ve dolap içinde ki banyosu mevcut.

Sofanın diğer tarafında ise Göynük evlerinin tipik özelliğini gösteren yan yana sıralanmış kuş kondu pervazlı, cumbalı pencerelerle aydınlanan sedirli oturma odasına giriyorsunuz.  O dönemlerin değerli sohbetlerine iştirak edip, ud tınılarını duyuveriyorsunuz bir anda.

Hemen bitişiğinde yemek odası olarak kullanılan, ocaklı yaz evi bölümü bulunuyor. Bu odanın karşı tarafına açılan koridorun tam karşısında da hizmetçilerin kaldığı geniş bir oda olan, fırın evine geçiliyor. Bu odalarda o günün yaşam görüntülerini birebir yansıtmaktadır. Dokuma tezgahı, çıkrığı, sinisi, kalaylı kazanları, tencereleri, güğümleri gibi o günün şartlarında kullanılan eşyalarda yerli yerinde, geçmişi gösteriyor tüm görselliği ile.

Bu koridorun orta yerinden açılan kapıya yöneldiğinizde harika Göynük manzarası ve kulesi ile karşılaştığınız kahvaltı veledi diye tabir edilen, geniş bir balkona ulaşıyorsunuz. Odaların tavanlarında oyma sanatı, duvarlarının isı ahşap gömme dolapların mevcut olduğu konut, dört seviyeli ahşap beşik çatı ve üzeri alaturka kiremitle kaplıdır.

Renkli çiçeklerden saçılan kokular, asmalı, sarmaşıklı çardağı, avlusu, meyve ağaçları ile gölge ve serinlik sunan bahçesinde de ister kahvaltı, ister oracıkta pişen sıcak gözlemesini yiyerek, yudumluyorsunuz çayınızı. Göynük mutfağının şaşkınlığı tadına ulaşıyorsunuz, akşam yemeği için hazırlanan birbirinden leziz yemeklerinde. Şirin Göynük manzarası eşliğinde harika bir tatil ve istediğiniz kadar kalıp dinlenme fırsatı fiyatları boyutu; Tarihin yaşanmışlıkları sergileyen, Gürcüler Konağı.

Sevgi ve saygılarımla ..

Fatma Marmara

Share this:

İlginizi Çekebilir