Ara

Canan Karatay ‘Dolandırıcılık Çalıştayı’nda uyarılarda bulundu

Kendisi de dolandırıcılık olayı yaşayan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Karatay, yaşlıların ve emeklilerin hedef alındığını belirterek “Hayat boyunca üçkağıt bilmeyenler dolandırılıyorlar” dedi.

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, dolandırıcılığa karşı uyarılarda bulundu.

Karatay, Emniyet Genel Müdürlüğünce düzenlenen “İletişim Yolu ile Dolandırıcılık Çalıştayı”nda yaşadığı dolandırıcılık olayını anlattı. Karşı tarafın dolandırıcı olduğunu anlamanın mümkün olmadığını, kendisinin 8 saat boyunca hiçbir şey yemeden içmeden dolandırıcılar tarafından oyalandığını anlattı.

Suçların caydırıcı olmasının önemine işaret eden Karatay, polis, savcı ve hiçbir resmi kurumun vatandaşlardan para isteyemeyeceğini dile getirdi.

Karatay, “Savcı, bankacı para isteyemez, yazılı tebligat şarttır. Polisten, komiserden gelen hiçbir telefona cevap vermeyeceğiz. Sakın korkma, hipnotize olma. Hakikaten hipnotize olduğumu ifade etmiştim. Para konusu olan hiçbir telefona ve telefondan gelen telsiz seslerine inanma. Para konusu olan hiçbir konuya kulak asma” önerilerini sıraladı.

İletişim yoluyla dolandırıcılık yapanların hedef kitlesinin “emekli ve yaşlılar” olduğunu belirten Karatay, “Hedef kitle bizleriz, işçi, memur emeklileri ve aileleri, hayatı boyunca devleti için çalışanlar, hayatı boyunca devletine güvenenler. Bu his kullanılıyor çünkü devletin sizi kandıracağına inanamazsınız. ‘Ben gelmişim 70 yaşına, artık devlet beni kandırmaz’ diyorum. Hayat boyunca üçkağıt bilmeyenler, üçkağıtla işi olmayanlar, kimseyi dolandırmayanlar dolandırılıyorlar” diye konuştu.

“Vücudumuz da dolandırılıyor”

Canan Karatay, iki tür dolandırma aracı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Bırak o telefonu, bırak o baklavayı. İki türlü organize suç işleniyor, tamamenorganize suçtur benim görüşüm. Vücudumuz da dolandırılıyor. Vücudumuz nasıl dolandırılıyor? Olay öyle önemli ki organize çetelerin uzmanlıkları bu. Bir bardak kolada 22 paket toz şeker var. Yemeniz mümkün değil ama bunu allıyorlar, pulluyorlar, içine her şeyi katıyorlar, çocuklara içiriyorlar, dolandırıyorlar. 3 yaşındaki çocuk bile dolandırılıyor. Bunlar hakiki, sağlıklı besin gibi halka sunuluyor, halk dolandırılıyor. Karatay, bir kez dolandırıldı ama halkımız günbegün dolandırılıyor.”

“Mağdurların yüzde 21’i üniversite mezunu, yüzde 65’i erkek”

Verilen bilgiye göre, Türkiye genelindeki dolandırıcılık olaylarının yüzde 30’unu iletişim yoluyla gerçekleşti. Mağdurların yüzde 60’ının 40 yaş ve üzerinde, yüzde 21’inin üniversite mezunu ve yüzde 65’inin erkek olduğu tespit edildi.

Şüpheliler, suça konu vatandaşların mal varlıklarının yüzde 60’ını bankacılık işlemleriyle, yüzde 27’sini elden teslim ettirerek ve yüzde 13’ünü belli bir yere bıraktırarak mağdur etti. Şüphelilerin yüzde 75’inin 18-40 yaşında olduğu görüldü.

Share this:

İlginizi Çekebilir

Yorumlar