Ara

BOLU’DA YAPILAN PROJELERLE HIZLI DEĞİŞİM VE GELİŞİM SAĞLANIYOR

 

Tüm doğal, kültürel ve tarihi güzellikleri üzerinde barındıran, sayısız irili ufaklı gölleriyle görsel şölen sunan,  Tabiatın Kalbi Bolu’da,  Bolu Belediyesi’nin gerçekleştirmiş olduğu projeler kentin değerine değer katıyor.

Tabiatın Kalbi Bolu’nun güzelleşmesi, gelişmesi, turizm, spor, üniversite, sağlık kenti olması için Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Başkan Yardımcıları Emine Davarcıoğlu, Zerrin Biçen, İhsan Ağcan, Necmi Arman ekipleriyle, birimleriyle birçok projeleri hayata geçiriyor.

Bu projelerle Bolu’ya hizmetler sunan ve kentin çehresini değiştirerek dünya kenti olması hedefine adım adım götüren Bolu Belediyesinin yaptığı tüm bu çalışmaları halkın, öğrencilerin görmesini sağlamak için Bolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bu alanlara turlar düzenliyor.

Geçtiğimiz iki hafta boyunca işitme engelliler ile aileleri, iki gurup halinde Bolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde görevli Banu Günay rehberliğinde gerçekleşen proje ve tesis gezilerine katıldı. Bu proje gezilerinde verilen bilgileri, işaret diliyle, İşitme Engelliler Dernek Başkanı Halil İbrahim Uçar anlattı.

Bu proje gezileri kapsamında “Bebek Meyve Ormanı”, “Park Bahçeler”, Halk Ekmek Fırını “Atık Su Arıtma tesisi”, “Geri Dönüşüm”, “Hayvan Hastanesi”, “Temiz Su Arıtma Tesisi”, “Güneş Enerji Santralleri”, “Nilüfer ve Bonsai Sanat Parkı”, “BOLMEK Kurs Alanları gibi pek çok tesis ile Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, müdürlük bünyesindeki sistemin işleyişi, burada faaliyet veren kurslar, aşevi, gıda bölümü ve oradan kimlerin ne şekilde yardım alabileceği tanıtılıp, anlatılıyor..

İlk olarak “Bebek Meyve Ormanını” gezen işitme Engelliler Bolu’da her doğan bebeğin adını, soyadını ve bilgilerinin yer aldığı tabeladaki isimlere ait meyve ağaçlarını gördüler. “Bebek Meyve Ormanında” dikili olan 2500 adet meyve ağacından hariç bu bölgede üretilen sebzelerinde yetiştikleri alanları yakından inceleme fırsatına sahip oldular.  Buradaki turlarının sonunda dalından taze toplanmış salatalıklardan yediler. Diğer alana geçerken Bolu Belediyesi “Lavanta Tarlaları” ve orada çalışan, lavantaların diplerini çapalayan işçiler ile biraz ileride mezarlıklarda ilaçlama yapan belediye işçilerinin çalışmaları izlediler.

İkinci ziyaret yerleri “Bolu Belediyesi Park Bahçeler” içinde bulunan seralar oldu. Bolu Belediyesi’nin insanların tabiat, toprak ve bitki ile bağını devam ettirmeye yönelik yaptığı park ve bahçeler bünyesinde bulunan iç mekân, dış mekân çiçeklerinin, bitkilerinin yanı sıra, tropikal meyve ve endemik bitki türlerinin de olduğu fidanlığı gezen işitme engelliler burada ki görevlilerden Halil İbrahim Uçar’ın işaret diliyle aktardığı bilgileri aldılar.

Yeni yetişen nesillerin bitkiyle bağlarının kuvvetlenmesini isteyen Bolu Belediyesi’nin topraksız tarımla domates ve marulda üretildiği bu seralarda yetiştirdikleri pek çok bitkiyi görmek isteyenler, bu işleri yapmak isteyenler buraları gezip, bilgiler alabileceği de görevlilerden öğrendiler.

Ardından günde 275 adet köy ekmeği, 9000 adet ekmek, 2250 adet sandviç ekmeği, 20 adet tava ekmeği, 20 adet çiçek ekmek, 50 adet kepek ekmek, 24000 adet Roll ekmeği, 2800 adet simit, 1500 adet açma- poğaça ve yufka çıkaran Bolu Belediyesi “Halk Ekmek Fırını” gezildi. Burada ki makinelerin çalışma sistemlerini, ekmeğin sunuma ulaşıncaya kadar geçen evrelerini gören işitme engellilere, buradan ayrılmadan önce fırından yeni çıkmış çıtır çıtır, sıcak simitlerden yediler.

Daha sonraki alana geçilirken Bolu Belediyesi Proje kapsamında yer alan D 100 Karayolunun ( E 5) 9 km. lik alanının yürüyüş yolu olacağı bilgisi paylaşıldı. Bu bilgilerde Halil İbrahim Uçar tarafından işitme engellilere aktarıldı.

Doğanın ve derelerin korunmasını sağlayan, Türkiye’de “Atık Su Arıtma tesisini” ilk bitiren Bolu Belediyesi’nin bu tesisinde toplanan atık sular, kolektör vasıtasıyla kaba ızgaradan geçiriliyor. Mekanik, organik, inorganik maddelerin tutulması sağlanıyor. İnce ızgaranın ardından havuzlarda havalandırma, çökertilme gibi işlemlerden geçirilen ve debileri ölçülen bu sular, Büyüksu deresine deşarj ediliyor. Tesis ve burada yapılan işlemlerle ilgili detaylı bilgileri paylaşan Kimya Mühendisi Hande Ceren Arslan’a teşekkür edip oradan ayrılarak diğer projeleri görmek için yolumuza devam ettik.

Batı Karadeniz Bölgesinin en büyük şantiyesini kuran Bolu Belediyesi’nin “Beton, Bordür, Parke Taşları Fabrikasını” ve üretmiş olduğu ürünleri gördük. Yine Bolu Belediyesi’nin doğaya saygı kapsamında, çevreci projeleri içinde yer alan “Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi” ile Türkiye’de çok az şehirde bulunan “Katı Atık Deponi Gazından Enerji Üretim Tesisinde” günlük bir evin enerjisini karşılayacak kadar elektrik üretimi yapıldığını öğrendik. 68 baca aracılığıyla, evsel atıkların olduğu yerden çıkan metan gazı, bu tesise getirilerek elektrik enerjisine dönüştürülüyor.

Avrupa standartlarındaki katı atık tesisinin bulunduğu “Geri Dönüşüm” alanında BOL ÇEV Geri Dönüşüm Tesis Müdürü Reşat Ateş, evlerden, marketler, fabrikalar, kurum kuruluşlar, turizm tesis alanları, hastaneler ve okullardan gelen geri dönüşümlerin, tek tek ayrıştırılarak balyalandığını ve daha sonra her ürünün kendi fabrikalarına geri dönüşüm malzemesi olarak nakledildiğini anlattı. Gıda ve ilaç sektörü dışında geri kazanım sağlanan bu ürünlerin ülkelerin gelişmelerine,  ekonomisine de çok ciddi katkı sağladığını, sadece çevre kirliliğini önlemek değil, böyle orta ölçekli bir firmada bile en az 70 kişinin çalıştığını, 20-25 ton kâğıdın geri dönüşümü sayesinde, 400-500 ağacın kesilmesinin de önlendiğini belirtti. Değindiği en önemli nokta ise evlerden gelen atıkların %73 geri dönüşüm olması lazımken, tam aksine %73 çöp çıktığını, ayrıştırılması gereken geri dönüşüm çöplerinin karton, naylon, plastik, teneke, şişe, cam, maden yani muhtelif geri dönüşüm malzemeleri olduğunu, kişilerinde bu konuda gerekli hassasiyeti göstermelerinin önemini vurguladı.

“Hayvan Hastanesi, Doğal Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi” ziyaretimizde bizlere bilgi paylaşan Veteriner Hekim Nurgül Perçin, sahipsiz sokak hayvanlarına hizmet verdiklerini, sokakta yaralı bir hayvan gördükleri zaman Bolu Belediyesi’nin 444 26 58 nolu telefonu aramaları sonucunda, kendilerinin hizmet için o hayvana ulaştıklarını belirtti. Bu hayvanların tedavilerinin ardından sahiplenmeye çıkarıldığını, sahiplenme olmazsa mikro cip takılıp, aşıları yapılıp, kısırlaştırıldıktan sonra, bulunduğu bölgeye tekrar bırakıldığını anlattı. Yine bu tesiste bulunan ameliyathane, yoğun bakım, acil ünitesi, laboratuar ve röntgen bölümlerinde sahipli hayvanlara da belirlenen ücret karşılığında hizmet verildiğini anlattı. Bayat ekmek projeleri ile bu ekmeklerin sarı kutularda toplandığını ve burada yapılan ilavelerle yem haline dönüştürüleceğini, ayrıca sosyalleşme ve hayvan sevgisi adına, çocukların burada oluşturulacak alanda hayvanları gezdirebileceklerini söyledi.

Dünya standartlarında teknolojik altyapı ile donatılmış “İçme Suyu Arıtma Tesisine” gelen su ilk olarak havalandırma bölümüne, ardından hızlı karıştırıcı yapısına geçiyor. Burada gerekli maddeler eklenip, durultucuya geçiriliyor. Berraklaşan su, kum filtrelerinde süzülmesinin ardından, klor temas tankına gidiyor. Analizleri yapılıp, kalitesi takip edilen ve içmeye hazır hale gelen su, şehir hattına veriliyor.

Bolu Belediyesi tarafından Sarıcalar köyünde ki “İçme Suyu Arıtma Tesisi” arazisinde kurulan 4 bin panellik “Güneş Enerji Santralleri” ile ilgili işaret diliyle bilgi aktarılan işitme engellilere, ayrıca aylık 10 bin hanenin kullanımına eşdeğer üretilen enerjinin, içme suyu arıtma tesisi enerji tüketiminde kullanılacak olduğu bilgisi de verildi.

Bolu’nun güzelliğine güzellik katan, Bolu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince havuzlara dikimi yapılan 104 çeşit nilüferin yetiştirildiği, bölge iklimine uygun nilüferlerin çoğaltılması amacıyla, Alpağutbey Mahallesi’nde 7 bin 300 m² alanda oluşturulan ‘“Nilüfer ve Bonsai Sanat Parkını” gezen işitme engelliler, parka ve nilüferlerin arasında dolaşan balıklara hayran kaldılar.

İçinde özel üretim güllerin, şakayıkların, balıklarının, sarıçam, akçaağaç gibi endemik türdeki bonsai ağaçlarının da bulunduğu  “Nilüfer ve Bonsai Sanat Parkı” yeni bir iş kapısı oluşturduğu gibi sanatçılara da ilham kaynağı oluyor.   Dünyada sayılı nilüfer üretim merkezlerinden bir tanesini olan, yürüyüş yolları, kafeteryanın da bulunduğu “Nilüfer ve Bonsai Sanat Parkında” üretilen nilüferlerden Gölcük Tabiat Parkına da dikiliyor. Ayrıca bonsai ağaç üretim merkezinde düzenlenen kurslar sayesinde kentte yeni iş kollarının da oluşmasına imkân sağlıyor. Vatandaşlarda Nilüfer Sanat Parkı’nı diledikleri an ziyaret ederek,  görsel şölen sunan tüm nilüfer çeşitlerini yerinde görebiliyorlar.

Çok sayıda projeleri hayata geçirerek Bolu’nun değerine değer katan, dünyada marka şehir olması için büyük çabalar sarf eden Bolu Belediye Başkanına ve tüm emeği geçenlere bizlerde şükranlarımızı sunuyoruz.

Sevgi ve saygılarımla…

Fatma Marmara ( Köşe Yazısı)

 

Share this:

İlginizi Çekebilir

Yorumlar