Ara

Amerika’da Yaşayan Fevzi Okumuş’un, Turizm Otelcilikteki Konferansı

Bolu İzzet Baysal Abant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Turizm Uygulama Oteli ilk mezunlarından, Amerika’da University of Central Florida’nın Turizm ve Konaklama İşletmeciliği Fakültesinde 6 yıl idarecilik,  kurduğu Konaklama İşlemeciliği bölümünde, bölüm başkanlığı yapmış olan Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Okumuş, okuduğu lisesinde arkadaşlarıyla hasret giderip, geleceğin turizmcilerine konferans verdi..

Prof. Dr. Fevzi Okumuş ile idare amirleri, yöneticiler, kurum müdürleri, öğretmenler ve okul mezunu arkadaşları konferans öncesi, Bolu İzzet Baysal Abant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Turizm Uygulama Oteli Müdürü Ayhan Vural tarafından verilen kahvaltı programında, Amerika ve Türkiye turizmini tüm yönleriyle ele aldılar.

“Çocukluğumdan beri hep üniversite okumak istedim. Ama turizm lisesinde okuyunca matematik, kimya, biyoloji ve edebiyat gibi dersler programda yoktu. Mehmet Salih Yıldız arkadaşımla, Bolu Lisesi’nde hafta sonu üniversite hazırlık kurslarına gittik.” diyerek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Fevzi Okumuş, kazandığı Mersin Turizm Otelcilik Yüksek Okulundan mezun olup, 1990 yılında Erciyes Üniversitesi Nevşehir Turizm ve Otel İşletmeciliği yüksek okulunda öğretim görevlisi olarak görev yapmış. Erciyes Üniversitesinde turizm işletmeciliği alanında master yapıp, Dokuz Eylül Üniversitesinde doktora eğitimi  yaparken 1994 yılında Muğla Üniversitesi kanalı ve YÖK bursuyla yurtdışına İngiltere’ye gitmiş. İngiltere’de tekrar 2.kez master yapıp, 2000 yılında stratejik otel yönetimi alanında doktorasını bitirip, Muğla’da göreve başlamış. 2002 yılında doçent olan Prof. Dr. Fevzi Okumuş, eşiyle birlikte 2003 yılında 2 yıllığına Hong Kong’a gidip, 2005 yılında yurda dönmüş. Amerika’dan iş teklifi gelince Muğla’dan eşiyle birlikte istifa edip, Orlando’ya yerleşerek, University of Central Florida’da göreve başlamış.

“Yahudi bir iş adamı üniversiteye toprağını, yerini veriyor. Para veriyor ve turizm okulu açıyor. O zaman 70 öğrencisi varken, şimdi 3500 öğrencimiz var. O zaman 15 hoca vardı, şimdi 70 hocamız var. Bizim okulumuz Amerika’da ilk 3-4 de olan okul. Lisans, master, doktora eğitimi veriyoruz.” diyerek konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “Orlando’ya geçen sene 72 milyon turist geldi. Gelen kişilerde bir hafta için kişi başına 2000 dolar civarında harcıyor. Ucuz bir destinasyon değil.”diye belirtti.

Türkiye ve Bolu’daki okulları ve öğrencilerin çalıştıkları sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna ise “Bizim okullarımız gayet iyi. Bizim okullarımızda bir sorun yok bence. Verilen eğitimimizde bir sorun yok ama daha iyi olabilir. Daha iyi olması gereken ise dil eğitiminin daha iyi olması lazım. Birde bizim Türk insanı, yapı itibariyle hizmet etmeyi sevmiyor. Turizm liselerinden turizm eğitimi alan öğrencilerin yarısından fazlası, belirli bir süre sonra sektörden ayrılıyor. O kadar verilen eğitim boşa gidiyor. Tabi bunda sadece öğrencileri suçlamamak lazım, sektöründe öğrenciye, gelen çalışana bakış açısı, davranışı, tutumu, o da farklı bir sorun. Orlando’da okuyan öğrencilerimizden %90’ı okurken çalışıyor. Mezun olunca da hepsinin işi var. Bizde de sektörden ayrılan var ama %10-20 civarındadır. Türkiye’deki hizmet kalitesinde ciddi bir sorun var ama bu sadece çalışanlardan kaynaklanmıyor. Genel yapı itibariyle bir sıkıntı.”diye ifade etti.

Türkiye’deki turizmi değerlendirirken, her şeye rağmen Türk turizminin çok başarılı olduğunu anlatan Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “Bulunduğumuz politik ve coğrafi koşullara baktığımızda son 20-30 yılda Türkiye’nin turizmde kat ettiği mesafe çok ciddi bir şey. Ülkenin yaşadığı sıkıntılara rağmen 30 milyon üzerinde turist, 30 milyar üzerinde gelir önemli bir rakam, gönül ister ki 100 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm geliri olsun. Fakat hizmet kalitesi olmadan en iyi oteli de yapsanız, en iyi havalimanını da yapsanız fark etmez, verilen hizmet önemlidir. Eğitim önemli, sektörde çalışanlarında eğitilmesi gerekir. Onlara da eğitim verilmelidir.”

AİBÜ Doç. Dr. Ferudun Kaya; “Turizm hizmeti veren yerlerin mesleki eğitimle çalışmasının zorunluluğu getirilmesi, okuma yazmayı bilmeden, eğitim almadan hizmet sektörüne bakıp, otellerin yiyecek içecek departmanında çalışması büyük bir sıkıntı oluşturdu. Bunun için yasal düzenleme gerekiyor. Bu konuda önerimiz olmuştu. Teşvik edilmesi gerekiyor. Yoksa hiçbir otel meslek lisesi mezununu, ön lisans mezunlarını işe almıyor. Dolayısıyla gelen turiste de iyi hizmet verilemiyor. Nahoş olaylar meydana geliyor. Bizim ülkemizde ise her yerde, her şey dahil sistemiyle çalışılıyor. Bu da tabii ki servis kalitesini düşürüyor. Dolayısıyla turisti otele hapsediyor.”diye belirti.

Prof. Dr. Fevzi Okumuş ise bu konudaki görüşlerini anlatırken; “2017 yılı Kasım ayında turizm şurasına katıldık.  Eğitimli personelin turizm işletmelerinde kademeli olarak çalışma zorunluluğu getirildiği programa kondu ama kaç yıl içinde bu uygulamaya konulur, kaç yıl içinde görülür, bilemiyorum. Ne kadar zorlarsanız zorlayın, eğer tesis sahipleri ve yöneticiler çalışan personelin eğitimli olmasına inanmıyorsa, onun önemi için gerekeni yapmıyorsa, ne kadar kanun koyarsanız koyun, kağıt üzerinde turizm lisesi, üniversite mezunu gösterirler ama yine esas çalışanlar başkası olur. Esas turizm bilincinin kazandırılması lazım, sadece çalışanlar değil, yöneticilerinde, işletme sahiplerinin ve halkında aynı bilince sahip olması lazım. Devletin her şeyi ödemesi, yönetmesi gerekmiyor.”diye düşüncelerini belirterek konuşmasına devam etti.

Türkiye’de gittikçe yaygınlaşan, her şey dahil sisteminin etkileriyle ilgili olarak düşüncelerini paylaşan Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “Her şey dahil çok kötü bir şey değil fakat belirli bir kontrol mekanizması olacak. Belirli bir kriteri, niteliği olması gerekiyor. Alternatif ürün vermek gerekiyor. Orlando’nun konsepti farklı. Oraya önce çocuklara, ailelere yönelik eğlence parkları koymuşlar. Eğlence parklarının etrafına farklı ürünleri koymuşlar. İnsanlar kendi ihtiyaçlarından kesiyor fakat çocuğunun yemesinden, eğlencesinden kesmiyor. Eğlence parklarının yanına kongre merkezi yapmışlar. Havalimanı, restoranları var. Sağlık turizmi için hastaneler yapıyorlar. Gelen turist sadece eğlence parkı için Orlando’ya gelmiyor, etrafı da geziyor.”diye belirterek Amerika’daki turizmi anlattı.

Türkiye’deki turizm tesislerine il il bakıldığında, bazı tesislerin elden geçirilmesi gerektiğine, birçok tesisin ömrünü tamamladığından dolayı yenilenmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “Hizmet kalitesinin artırılması gerekiyor. Bunlar sağlanmazsa müşteri profili farklı oluyor. Farklı bir turizm politikasının turizm bakanlığından başlayarak, yerel idarelere gelinceye kadar yeniden gözden geçirilmesi lazım, turizmi Türkiye’nin farklı bölgelerine de yaymak gerekiyor.”diye ifade etti.

AİBÜ Öğretim Görevlisi Cafer Kara ise “Türkiye’nin dünya üzerinde bulunan konumuna baktığınız zaman, doğudaki kaynayan kazanın kenarında duruyor. Bu Türkiye’deki turizm faaliyetlerini, önemli ölçüde pazarlanmasında büyük sıkıntılar gündeme getiriyor. İstikrarın yıllara göre bozulmasına, istikrarın ortadan kalkmasına neden oluyor. Bazı yıllarda Orta Doğu’daki kargaşadan dolayı hiç turist gelmezken, bazı yıllarda durulma olduğunda, gayet güzel bir pazarlama imkânı doğuyor. Her şey dâhil olmasaydı, turizm faaliyetlerinin de Türkiye’de bu noktaya gelmesi mümkün değildi. YÖK’ün koymuş olduğu, getirmiş olduğu kriterler önemli. Bu kriterler içerisinde eğitim faaliyeti yürütülmeye çalışılıyor. Biz sektörde çalışanların, eğitimlilerden olmasını nasıl yükseltiriz, buna bakmak durumundayız.” diye ifade etti.

Turistin güven içinde olması gerektiğinin de altını çizerek, turiste bakış açısının önemine değinen Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Genel sekreteri Mustafa Namdar; “Eğitim dediğimizde bir tarafta turizm gündemde ise bir tarafta turizm işletmecisi, bir tarafta da halkın turiste bakış açısının değerlendirilmesi önemli. İşletmeci ne kadar lüks yer yapmış olmasına rağmen, buraya gelen insanlar, vatandaşın kendilerine gösterdiği ilgide farklı bir boyutu yakalayamazsa gelmiyor. Burada güvende çok önemli, olaysız geçen sakin bir şehir olması çok önemlidir.”diye belirtti.

Tabiatın kalbi, geleceğin turizm kenti Bolu’da, turizm için yapılması gerekenlere değinen Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “Turist Bolu’ya geldiğinde rahat bir şekilde merkezde dolaşabiliyorsa, alışverişini yapabiliyorsa, ortam temiz ve nezihse, ailesiyle güzel bir vakit geçirebiliyorsa, güzel anılarla dolaşacaktır. Bolu doğanın kalbiyse, tüm yollarının çift yol olması lazım, tertemiz olması lazım, kongre merkezi olması şart, yatak kapasitelerinin artırılması lazım, alternatif yürüyüş yolları, doğa yolları, değişik organizasyonların olması lazım ki turizm gelişsin. Doğayla iç içe çalışan, küçük 50-100 odalı, kaliteli aile işletmeleri olması lazım. Bir diğer konuda, günübirlik gelenler için hızlı trenle ulaşım sağlandığı zaman Bolu’nun turizmi çok daha hızlı gelişecektir. İç turizme daha fazla açılacaktır. Zaten Bolu’nun yurtdışında belirli bir imajı, yavaş yavaş oluşuyor. Bence Bolu için en elzem iki husus ulaşım ve kongre turizmi. Bolu’da olan doğal güzellik, orman, bizim mutfağımız başka yerde yok.”diyerek bu konudaki düşüncelerini de paylaştı.

Bolu’dan yetişerek yurtdışında, yurtiçinde görev yapan değerler olarak, sizlerin Bolu için önerileriniz ve katkılarınız neler olabilir? Sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “Benim gibi arkadaşların yurtdışında çalışması bir kayıp ama aynı zamanda bir kazanç. Türkiye’yi de aynı zamanda temsil ediyoruz. Bizim her zaman projelerimiz var, her zaman yardımcı oluruz. Bir konuda proje varsa, ona fikir beyan edebiliriz. Yardımcı oluruz. Bizden eğer proje geliştirilmesi istenirse, projede geliştirebiliriz. Biz her zaman göreve hazırız.”diyerek her türlü yardıma hazır olduklarını ifade etti.

Konferans salonuna geçmeden önce son konuşmayı yapan, Bolu İzzet Baysal Abant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Turizm Uygulama Oteli Ayhan Vural; “Çok güzel bir toplantı oldu. Tabi akademik bakış, sektörel bakış, eğitimle ilgili bakış, bütün meselelere de farklı açıdan yaklaştık. Biz eğitimle ilgili, çok güzel çalışmalarda hazırladık. En son bizim seminer döneminde öğretmen arkadaşlar bir araya geldiler, bütün sorunları rapor haline getirdiler. Bakanlığımıza biz bunları ilettik. Bakanlıkta yine turizm eğitimi ile ilgili, eğitimle ilgili bütün sorunları çözme noktasında yardımcı olacak, yakında yol haritası da zaten açıklanacak. Ülke bizim, memleket bizim, öğrenciler bizim ve bu çalışmaları biz ülkemiz adına yapıyoruz. İnşallah bundan sonra da daha iyi daha güzel işler olur. Burada bizi bir araya getiren Fevzi hocamıza ben çok teşekkür ediyorum.”diyerek, ayrıca tüm katılımcılara da teşekkürlerini sundu.

Konferans salonunu dolduran geleceğin turizmcilerine, yol gösterici bilgiler paylaşan Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “50’den fazla ülkeye gittim, belki 1000 kişiye konferans verdim, belki 100 konferansta davetli konuşmacı olarak katıldım ama Bolu’ya okuluma geldiğimde içim kıpır kıpır ediyor. Turizmci olmak, çalışkan olmaktır, dürüst olmaktır, mücadeleci, başarılı olmaktır, pes etmemektir. Değerli öğrenciler; turizm meslek lisesinden mezun olup ta çok başarılı olan arkadaşlarımız var. Sizde yapabilirsiniz, siz daha güzel şeyleri yapabilirsiniz. Siz daha başarılı olursunuz. Ben size bir ağabeyinizden bir hocanızdan bazı öğütler vermek istiyorum, çünkü burada verilen öğütler size yol gösterecektir.”diyerek konuşmasına devam etti.

Dünyada ki en büyük sektörün turizm sektörü olduğunu, şuanda bile 1,3 milyar kişinin dünyada seyahat ettiğini ve 1,3 trilyon dolar dünyada uluslararası turizme para harcandığını vurgulayan Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “Dünyada her yerde, her bölgede turizm hızla gelişiyor. Hepinize ekmek var, hepinize iyi pozisyonlar, işler var. Turizm sürekli gelişiyor. Hayat zor, hiç kimse sizi kırmızı halıyla, altın tepsiyle beklemiyor.” diye belirterek, meslekte başarılı olmak için gereken altın öğütleri slayt gösterisi eşliğinde, büyük başarılara imza atmış kişilerin hayat hikayelerinden örnekler göstererek anlattı.

Prof. Dr. Fevzi Okumuş öğrencilere verdiği öğütlerde; “Belki önünüze imkânlar çıkar, belki de zorluklar çıkar. Turizmci şikâyet etmez, turizmci çözüm bulur, yoluna devam eder. Başarılı insanlar sorun çözen insanlardır. Her şey sizin imajınız. Yaptığınız işlerle, konuştuğunuz kişilerle, davranışlarınızla, saygınızla, başarılarınızla bu imajı oluşturursunuz. Bu imaj sizi iyi veya kötü bir yere getirir. İyi bir imaj başarınızı artırır. Yaptığın işi severek yapın, yüzünüz gülsün. Sevmiyorsanız, seveceğiniz işi yapın. İşinizi tam yapın, bu dürüstlüktür. Severek ve tam yapılan iş başarıyı artırır. Her yıl bir önceki yıldan daha iyi olmak zorundasınız. Gelecekle ilgili planlarınız olması lazım. Planlarınızı da uygulamaya koyacaksınız. Akıllı çalışmak, işin nasıl daha iyi, daha başarılı yapılacağını da bilmek gerekir. Başarısız bile olsanız, yılmadan yoluna devam etmeniz gerekir. Mücadele ile yolunuza devam edeceksiniz. Hayatınızda bazen çevrenizden yardım istemekte hakkınız. Bir ekibin parçası olmak zorundasınız. Ekiple çalışmayı öğrenmek zorundasınız. Takdir etmeyi, teşekkür etmeyi önemseyiniz. Dinlemesini biliniz. Pozitif düşünmeli, hayata olumlu bakış açınız olmalı. Öğrenmeye devam etmeniz, kendinizi geliştirmeye devam etmeniz gerekiyor. Ekonomik olarak kimseye muhtaç değilseniz, o zaman özgürsünüz.” diye belirterek, son olarak gelecekte üzerlerine düşen görevlerine değindi.

Prof. Dr. Fevzi Okumuş; “ Aile bireylerinize, çevrenize gereken saygıyı göstereceksiniz. İyi eğitim ve kariyeriniz olacak. Sağlığınıza, arkadaş çevrenize dikkat edeceksiniz. İzzet Baysal Bolu’ya bir şeyler verdi. Sizi de hayatta büyük yapacak olan, ülkenize, şehrinize, köyünüze, ailenize bir şeyleri geri verebilmektir. Size lider arıyorsanız, bir şeyler öğrenmek istiyorsanız Atatürk’ün bıraktığı mirasa sahip çıkacaksınız. Başarılı olmak, bir şeyler vermek istiyorsanız İzzet Baysal gibi düşüneceksiniz.”diye ifade etti.

Sevgi ve saygılarımla…

Fatma Marmara (Köşe Yazısı)

 

 

Share this:

İlginizi Çekebilir

Yorumlar